New York’ta yaşayan küratör Işın Önol, koronavirüse yakalandığını duyurdu: “Zor ama öğretici bir süreç”

New York’ta yaşayan küratör Işın Önol, koronavirüse yakalandığını duyurdu.

Önol, deneyimini Medyascope ile paylaştı ve ilk olarak, 6 Mart’ta ateşle halsizlik hissettiğini, 8 Mart’ta ateşinin 39,5 dereceyi bulduğunu ve doktora gittiğini belirtti.

Sonrası şöyle:  

“Korona testi limitli olduğu için influenza testi yapıldı ancak test negatif sonuç verdi. O andan itibaren yaşadığım şeyin korona olma ihtimalinin çok büyük olduğunu düşünerek kendimi karantinada tutmaya devam ettim.

ABD’de Covid-19 testinin yapılması için, ya son 14 gün içinde yurtdışında bulunmuş ya da pozitif sonuç verilmiş biri ile temasta bulunmuş olmanız gerekiyor, değilse test yapılmıyor. Bu yüzden de çok fazla kişi aslında Covid-19 virüsü taşıdığının farkında değil. Ben şans eseri eşimin bir meslektaşı tarafından test edildim ve sonuç pozitif çıktı. Doktor bizi arayarak New York kentindeki ilk 50 veya 100 kişi arasında olduğumuzu söyledi, tabii ki test yapılanlar arasında.” 

Ne hissettiniz? 

Kendimi çok hazırlamış olduğum halde sonuç pozitif çıktığında kendimi nedenini bilmediğim bir şekilde üzgün hissettim. Bu sanırım normal. 

Bu arada ateşiniz hala yüksek miydi? 

Ateş 3-4 gün içinde dindi ve çok yüksek değildi, ancak ardından diğer semptomlar görülmeye başladı. 

Ne gibi semptomlar?

Eklem ve kas ağrıları ile solunum zorlukları. Bu semptomların tamamını ya da hiçbirini göstermeyebilirsiniz. Bende özellikle omurilik bölgesinde, omuzlarda ve kollarda başladı ağrılar, daha çok kemik ve kas ağrıları olarak hissettim, sonra bacaklarım çok ağrımaya başladı. Bir dolaşım problemi olabileceğini düşünüp bazı basit egzersizler yapmayı denedim ama nefes almakta zorlandığımı farkettim. Derin nefes aldığımda bir bulantı hissi ve hafif bir ağrı oluşuyordu. Hareket edersem de çok hızlı nefes alıp vermeler…

Hangi ilaçları kullandınız? 

Ağrı kesici – ateş düşürücü olan Tylenol dışında ilaç kullanmadım. Evinizde paracetamol ve magnesium bulundurmanızda yarar var. Özellikle solunum ve bağışıklık problemleri olan ve/veya daha riskli yaş grubundaki kişiler için, evde oksimeter bulundurmanızda yarar olabilir. Oksimeter, kandaki oksijenin basitçe ölçülebildiği bir alet.

Ne yapmamalı?

Hafife almamalı. Dışarı çıkmak, süpermarkete gitmek, merdiven trabzanlarını tutmak, toplu taşıma aracı kullanmak hepsi birer risk. Özellikle de hali hazırda solunum ve bağışıklık sistemi problemi yaşayan hastalar ile yaş sebebiyle risk grubunda bulunan kimseler için büyük risk. İnsanların karantinanın neden önemli olduğunu anlaması gerekiyor.

Başkalarına bulaşmaması için nasıl önlemler aldınız?

Hiç dışarı çıkmadım. Hastaneye gitmem gerektiğinde N95 tip maske takarak gittim. Eldiven kullandım.

Hastanede alınan önlemleri nasıl sıralardınız?

Hastanedeki önlemleri çok yetersiz buldum. Gelen kişilere birer ince tip maske veriliyor, bu maske çok koruyucu değil. Herkes öksürüyor, maskesini çıkarıp bir kağıda tüküren bir hasta vardı mesela. İnsanlar çok bilinçli davranmıyorlardı ama doktorlar da yeterince bilgilendirici değillerdi. Bu yüzden kişilere çok fazla sorumluluk düşüyor. Örneğin ben, başkalarını nasıl korumam gerektiği konusunda hiç bilgilendirilmedim. Etrafımda iyi eğitimli birçok insanın da bilinçsizce davrandığını düşünüyorum. İnsanlar sadece kendilerini korumaya yönelik hareket ediyorlar, halbuki amaç başkalarını korumak olmalı, kendi yaydığımız virüsten.

Tüm bu süreçte soğuk algınlığı belirtileri gösteren çok insan var, ciddiye almalılar mı sizce? 

Evet, sizde olan şeyin korona olabileceğini düşünün ve yakınlarınızı (ve tanımadığınız insanları) buna göre koruma altına alın. O kadar hızlı yayılan bir virüs ki, “neden bende de olmasın” diye düşünün. Şu anda yapabileceğimiz en iyi şey yayılımı yavaşlatmak, varsın tuvalet kağıdınız eksik olsun, o markete gitmeyin, insanları yayabileceğiniz virüsten koruyun. 

İlk semptomlardan bu yana 13 gün geçmiş. Kas ağrıları devam ediyor mu? 

Benim için kas ağrıları azalmış olmakla beraber devam ediyor, çok fazla ağrı kesici kullanmak istemediğim için magnesium kullanmaya başladım ve faydasını görüyorum. Hareketsizliğin ve uzun süre yatmanın da kas ağrısına sebep olabileceğini düşünüyorum, bu yüzden nefes el verdiğince bazı hafif egzersizleri yapmak iyi olabilir, en azından bana iyi geliyor. İyileşme hala devam ediyor.

Şu an ne hissediyorsunuz?

Son iki gündür iyileşmeyi hissettiğim için daha pozitif hissediyorum. Yeniden test oldum, negatif olacağını düşünüyorum. Tam olarak iyileştiğim anda gidip kan vererek bağışıklık çalışmalarına katkıda bulunacağım. İhtiyaç duyan insanlara da yardım edebilirim diye düşünüyorum bağışıklık kazanınca. Genç nesil kontrollü bir şekilde hastalığı geçirebilir ve hızlı bir şekilde yaymazlarsa, ihtiyaç durumundaki insanlara bolca faydaları olabilir. 

İnsanlık olarak hep birlikte çok önemli bir süreçten geçiyoruz. Dünyanın her yerinde insanlar olabildiğince evlerine kapanarak bu süreci atlatmaya çalışıyorlar. Zor ama öğretici bir süreç. İnsan hem kendisini, hem de başkalarını korumayı öğreniyor. 

Türkiye’yi de zor günlerin beklediğini düşünüyorum. Yapılan test çok az olduğu için ne kadar yayıldığını aslında bilemiyoruz. İnsanlar kendilerine bir tanı konmadığında kendilerini gerçek anlamda karantinaya almıyorlar. Kendilerini korumak için belki dışarı çok çıkmıyorlar ama hastalığı çevrelerine yaymaya devam ediyorlar.

 Işın Önol kimdir?

1977, Türkiye doğumlu. New York ve Viyana’da yaşıyor, yazarlık ve bağımsız küratörlüğün yanı sıra, Montclair Eyalet Üniversitesi’nde lisans ve yüksek lisans bölümlerinde okutman olarak çalışıyor. Eş zamanlı olarak, Columbia Üniversitesi, Sosyal Farklılıklar Araştırma Merkezi’nde araştırma çalışmalarını yürütüyor. 2013 yılından bu yana Nesin Sanat Köyü’nün eğitim programlarını organize eden Önol, 2018-2021 dönemi Roberto Cimetta Fund’un yönetim kuruluna seçilmiştir.