Cenk Uygur: “Uyanın, faşistler burada ve iktidardalar”

Ağustost 12, 2017 Charlottesville, Va. Chip Somodevilla/Getty Images

ABD, 6 Kasım ara seçimi için sandık başına gidiyor.
The Young Turks’ün kurucusu Cenk Uygur, ABD vatandaşlarını uyardı: “Faşistler, arka bahçemizdeler. Okyanusları aştılar, kanımıza nüfuz ettiler. Aramızda dolaşıyorlar. Bunu içeriden halletmemiz çok daha kolay. Yoksa bunun yeterince önemi olmadığını mı düşünüyorsunuz?”

Cenk Uygur, TYT’de yayımlanan yazısında,

“Buradalar. Sokaklarda, “Yahudiler bizi yerimizden edemeyecekler” diye slogan atıyorlar. Başkanımız aralarında iyi insanların da olduğunu söylüyor bize. Bir sinagogun içinde 11 kişiyi vurarak öldürdüler. Soykırımdan kurtulan bir kişiyi neredeyse öldürüyorlardı. Buradalar. Geri döndüler.
Başkan ve destekçileri basının onlara karşı ne kadar yüklendiğini söylese de, basın yeterince sert değil. Faşistleri buraya getiren, besleyen ve cesaretlendiren Başkan Trump’tan başkası değil. Aramızdalar”dedi.

Charlottesville hakkında az bilinen bir gerçeğin de altını çizen Uygur, yürüyüşün gerçekleştiği gün bir grup neo-Nazi’nin yerel sinagoga gittiğini, içeride korkuyla bekleyen Amerikalı Yahudilerin dışarıya çıkamadığını hatırlattı.

Trump için “bu yaratığı durdurmalıyız” diyen Uygur, “bu hikayenin, eğer politik olarak önüne geçmez isek, nerede biteceğini hepimiz biliyoruz. Şiddete inanmadığımız için bunları durdurmanının tek yolu var, o da acilen politik adımlar atmak.” diye ifade etti ve ekledi:

“Trump’ın müttefikleri faşizme direnişi ana problem ve şiddetin ana kaynağı olarak algılattırmaya çalışarak anti-faşistleri şeytanlaştırıyorlar. Aynı zamanda etrafa bombalar gönderiyorlar. Ve liderleri bombaların ortaya çıkmasından bir gün sonra ortaya çıkıp onları cesaretlendirmeye devam ediyor. “Gerçek düşman Soros” diyor. İma ettiği onun herkesi finanse eden bir yahudi olduğu. Uyanın, faşistler burada ve iktidardalar.

Müslümanlara çoktan saldırıldı ama yeterince insan savunmalarına koşmadı. Bir dini izole edip, onu suçlamayı kabul edilebilir hale getirdiler. Zaten geçmişte yaptıklarının haklı karşılığı değil miydi bu? Bu daha önce uygulanan taktiğin aynısı. Sonra Latinlerin peşinden geldiler, sonra transların. Bunların hepsi önünüzde.

Sonra sokaklarda insanları dövmeye başladılar. Aynı kıyafetleri giyiyorlardı üniforma gibi. Yürüyüşlerde insanları dövdüler, sinagoglarda insanları öldürdüler, Düşman saydıkları herkesin gözünü korkuttular gönderdikleri bombalarla. Ve bunun tam ortasındayız.

Programımızın sunucularından biri geçen hafta buraya gelmekte olan karavandaki zorluk içinde olan mültecilere yardım göndermek gerektiğini söyledi. Aklıma gelen ilk düşünce bunun aşırı sağdan gelecek bir şiddet eyleminin hedefi yapabileceği ve buna izin veremeyeceğim oldu. Biri ofislerimize bomba yollayarak birimizi öldürebilir. Düşünün, faşistler şu anda bile iyi kalpli insanların birbirine kol kanat germesini şiddet ve şiddet tehdidi ile önleyebiliyorlar. Bunun başka bir ismi de terörizm.

Basın çok mu sert Trump ve yönetimine karşı? Hakettikleri şekilde adlandırmıyorlar bile onları. Alarm zillerini çalmanın zamanıdır, işlerin daha kötüye evrilmesi öncesi son bir savunma şansımız var o da salı günü yapılacak seçimler. Son bir oy. Bunun önemini görmezden gelmenin yaratacağı utanç, yaşamınız boyunca sizinle kalacaktır.”