Evrim Ağacı’nın “Gelecek Bilimde” başlıklı canlı yayın serisinden haberdar mısınız?

Evrim Ağacı’nın “Gelecek Bilimde” başlıklı canlı yayın farklı ülkelerde bilimsel çalışmalarını sürdüren Türkiyeli bilim insanları ve uzmanlar konuk ediliyor. Genellikle cuma ve cumartesi günleri akşam saat dokuzda canlı olarak internetten izlenebilen ve Texas Tech Üniversitesi’nde doktora adayı olan Çağrı Mert Bakırcı‘nın ve Wroclaw Teknoloji Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi Burak Çankaya‘nın sunuculuğunda yapılan söyleşilerde evrim, biyoloji, fizik, kuantum fiziği, felsefe, mühendislik, eğitim gibi bilimin çok farklı alanlarına yer veriliyor.

Program ile ilgili görüştüğümüz Çağrı Mert Bakırcı, ilgiden memnun. Bakırcı, bilimle ilgili söyleşilerini yaparken, bu yayınların anlık olarak, canlı bir şekilde Facebook, YouTube ve Twitch gibi sosyal medya kanallarından eş zamanlı olarak, aynı anda yayınlanmasının önemli olduğunu, böylece hangi sosyal medya platformunu takip etmeyi seçerseniz seçin, özgürce bu yayınlara telefonlardan, tabletlerden, bilgisayarlardan ve televizyonlardan erişmenin mümkün olduğunu, izleyenlerin konuklara sorularını canlı ve anlık olarak iletebildiklerini söyledi.

Bakırcı, “Sadece Türkiye’den çıkan ve gerek ülkemizde, gerekse de dünyanın farklı ülkelerinde bilimsel çalışmalarını sürdüren bilim insanlarını ve uzmanları ağırlamaktan mutluyuz. Ekibin yaptığı her bir yayın anlık olarak binlerce, yayın sonrasında ise sadece birkaç gün içerisinde on binlerce kişi tarafından izleniyor! Üstelik sosyal medyaya anlık olarak aktarıldığı ve yayın sonrasında da YouTube kanallarında kayıtlı bir şekilde bulunduğu için, bu yayınların halka erişimi de durmaksızın devam ediyor. Böylece yayını kaçırma, reklam araları, televizyona sabitlenme gibi sorunlar da tamamen ortadan kalkmış oluyor” ifadelerini kullandı.

Bakırcı’nın T24’ün sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

Bugüne kadar ekibin konuk ettiği isimler kimler?  

Sadece birkaç hafta önce başlayan bu yepyeni canlıyayın serimizde daha şimdiden çok kıymetli hocalarımızı ağırladık. Birkaç tanesini örnek vermem gerekirse: MIT Media Lab’den Canan Dağdeviren, Cambridge Üniversitesi’nden Mete Atatüre, Harvard Üniversitesi’nden Önder Albayram, Buffalo Üniversitesi’nden Ömer Gökçümen, New York Üniversitesi’nden Cihan Taştan, ODTÜ’den ve CERN’den Bilge Demirköz, İTÜ ve CERN’den Kerem Cankoçak, astronom Ethem Derman, NASA’dan Umut Yıldız, Ostrava Üniversitesi’nden Ezgi Altınışık ve daha nicesi! Bunun haricinde ODTÜ’den, Ege Üniversitesi’nden ve hatta liselerden genç bilim insanı adaylarına yer verdik.

Ekibin bu yayınlardaki amacı ne? 

Türkiye halkına bilimi birinci ağızdan iletmek ve bilim insanlarının hem “bilim”, hem “insan” taraflarını insanlarımıza doğrudan gösterebilmek… Bilim insanlarının “bilim” tarafı önemli; çünkü halkımız gerçekten bilime aç ancak bu açlığı tatmin edebilecek yeterli donanım ve vizyonda oluşum bulunmuyor. Bilimde her şey İngilizce… Türkçe olanlarda ise durum içler acısı; modern bilime dair isabetli ve kaydadeğer sayılabilecek pek bir kaynak bulunmadığı gibi, var olan içerikler de çoğu zaman, modern bilimin ortaya koyduğu bilimsel gerçeklerle örtüşmeyen bir doğaya sahip. Evrim Ağacı, bu boşluğu dolduran en önemli oluşumlardan birisi. Bilim insanlarının “insan” tarafı da önemli, çünkü halkımız bilim insanlarının ve bilimin erişilmez, abartılı, insan-ötesi olduğunu düşünüyorlar. Hiç de böyle değil! Her bilim insanı, öncelikle çok başarılı, önemli, öngörülü birer “insan”. Onların da bizler gibi mutlulukları, heyecanları, anıları, üzüntüleri, karşılaştıkları güçlükler, onları aşma yöntemleri bulunuyor. Yani bu canlı yayınlar, bir yandan insanlarımıza modern bilimin en uç noktalarının bile Türkiye’den çıkan bilim insanlarınca da geliştirildiğini gösteriyor; bir yandan da onların bulundukları konumların erişilmez ya da insan-ötesi bir çabaya gerek olmaksızın, çalışarak ve isteyerek erişilebilir olduğunu öğretiyor. İnsanlara gerçekten bilime ilgi duyma, bir bilim insanı olma, kariyerlerini bilimsel çalışmalar ekseninde şekillendirme gibi açılardan yol gösterici ve umut kaynağı olduğumuzu düşünüyorum. Bu bakımdan yaptığımız işin öneminin, ciddiyetinin ve olası pozitif etkilerinin farkındayız. İzleyenlerimizi tatmin etmek için elimizden geleni yapıyoruz; ancak bunu yaparken Evrim Ağacı’nın ilkelerinden ve vizyonundan da şaşmıyoruz.

Aldığınız eleştiriler ne yönde? 

Eleştirilerin ezici çoğunluğu son derece olumlu. Herkes ne kadar bilgilendiklerinden, bir dolu yeni bilgi öğrendiklerinden ve hatta meslek seçimlerini bu yayınlarımız ışığında şekillendirdiklerinden bile bahsediyorlar. İnsanlar, çok uzun süredir bu tip özgürce, uzun uzadıya konuşulabilen ve televizyondaki ayağa düşmüş bilim-din tartışmalarından uzak bir bilimsel söyleşi programı bekliyorlardı. Gelen yorumlardan bu çok net bir şekilde görülebiliyor. Günümüzde televizyonlarda gördüğümüz bilim programları öylesine “girişin girişi” seviyesinde ve durmaksızın reyting kaygısı içerisinde ki, bu hızla gidersek Türkiye olarak modern bilime erişmemiz için binlerce yıl gerekecek! İnsanlar bunlardan bıktılar artık ve bilime hak ettiği değeri ve seviyeyi geri getiren bir oluşum arayışına girdiler. Sanıyorum Evrim Ağacı olarak bir nebze olsun bu arayışa bir cevap olmayı başardık. Olumsuz eleştiriler de var elbette, yok değil. Ancak şu ana kadar epey az sayıda olumsuz eleştiri aldık. Gelen olumsuz eleştirilerin neredeyse tamamı, yayınlarımızın görüntü kalitesi ile ilgili. İnternet üzerinden yaptığımız için, konuklarımızın internet hızına ve web kamerası kalitesine bağlı olarak kimi zaman zorluklar yaşayabiliyoruz. Ancak bu tip sıkıntılar yine de nadiren yaşanıyor ve bizlere özellikle de Patreon gibi siteler aracılığıyla maddi destekte bulunanların katkıları sayesinde her geçen gün daha da profesyonel bir hale getiriyoruz. Bunun haricinde daha tipik eleştiriler var. İnsanlar, akıllarındaki şeyi yüzde 100 bulamadıkları zaman, yayınların “iyi olmadığı” sonucuna varabiliyorlar. Ancak bu tip eleştiriler her zaman olan şeyler ve genele bakıldığında önemsenmeyecek kadar küçük bir kitleyi temsil ediyor. Bu nedenle, genel olarak yaptığımız işten çok memnunuz.

Peki, Türkiye gündemi sizleri ne ölçüde etkiliyor? 

Türkiye gündemi bizi en düşük düzeyde etkiliyor diyebilirim. Çünkü Türkiye’de “bilim gündemi” diye bir şey yok. Her şey siyaset ekseninde ne yazık ki; kafamızı kaldıramıyoruz bu sahadan gelen haberlerden. Bir ülkede sırf siyaset konuşuluyorsa, o ülkenin insanları ve genel ortamı gerilmeye mahkumdur. Ben böyle düşünüyorum. Bilim, sanat, kültür, eğitim, vb. konular bu gerilimi dengeleyici, insanları rahatlatıcı ve onları ortak paydada buluşturucu etkiye sahip sahalardır. Bunlar ya hiç yok Türkiye’de, ya da her geçen gün azalıyor! İşte belki de bu nedenle halkımızın yeni bir şeyler arayışına yanıt verebilmeyi başardık diye düşünüyorum. Gerek biz Evrim Ağacı olarak, gerekse de diğer bilim platformları olarak Türkiye’de bir “bilim gündemi” yaratma konusunda gerçekten büyük yollar kat ettik. Bu çerçevede, yayınlarımızı aslen etkileyen dünyadaki bilim gündemi oluyor. Bilimsel gelişmeleri daha onlar yaşanırken halkımıza ulaştırmaya çalışıyoruz. Bu Türkiye’de bugüne kadar hiçbir zaman hakkıyla başarılamadı. Çok zor bir işe kalkıştık ama elimizden geleni ardımıza koymuyoruz.

Umutlu musunuz? 

Çok! Her şeye rağmen… Kimi zaman umutsuzluğa düşülüyor elbet. Yapıcı eleştiriden yoksun, yıkıcı insanlar çok var. Ülkemizde yaşanan olaylar malum. Yani karamsar olmak için çok neden var. Ancak bence bunların varlığını kabullendikten sonra, nasıl umutlu kalabiliriz ve diğer insanlara nasıl umut olabiliriz, yol gösterici olabiliriz, bunu düşünmemiz gerekiyor. Örneğin karamsarlığa düştüğümde Evrim Ağacı’na ve Türkiye’de bilimin gelişimine destek olan insanların sayısına, niteliğine, kalitesine bakıyorum ve tüylerim gururla ve umutla diken diken oluyor. Ülkemizin insanları için daha fazlasını yapma, kendimden daha fazlasını ortaya koyma isteği buluyorum. Türkiye’de müthiş bir bilimsel açlık, müthiş bir bilimsel aydınlanma potansiyeli var. Sadece o mumu henüz yakamadık. Ancak bir gün onun yanacağını ve ufacık bir mumun bile en derin karanlıkları aydınlatacağını düşünüyorum. O mum olabilme, en azından o mumlardan bir tanesi olabilme hayali, bana ve tüm ekibime umut veriyor.


Evrim Ağacı, 5 Kasım 2010’da ODTÜ’de Çağrı Mert Bakırcı tarafından kuruldu. Hedefleri arasında, Türkiye’deki bilimsel aydınlanma mücadelesine yön vermek ve Türkiye’deki bilimsel girişimlerin önünü açmak gibi başlıklar bulunan organizasyon hakkında şu adresten bilgi alabilirsiniz: http://www.evrimagaci.org

Daha önceki “Gelecek Bilimde” canlı yayınlarının kaydına ise buradan ulaşabilirsiniz: https://goo.gl/0kdYtw