Gümüşlük Akademisi’nde ‘Yaratıcı Okurluk Atölyesi’

Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen ve yoğun ilgi gören Yaratıcı Okurluk Atölyesi’nin dördüncü dönemi, 23 Kasım 2014 tarihinde, Arnavutköy Gümüşlük Akademisi’nde başlıyor.

Projenin yaratıcısı Onur Caymaz, bu atölyenin, yazmak için önce okumak gerektiğini düşünenleri; iyi okurun kötü yazardan daha önemli olduğunu bilenleri ilgilendirdiğini belirtti.

Caymaz, atölyeye daha önce katılanların birbirleriyle iletişimde kalarak okuma kulüpleri, okuma grupları kurduğunu, hayatlarına edebi zenginlik kattığını söyledi:

“Çünkü okumak, anlamanın ilk adımıdır. Dünya, anlam üzerinde durur. Anlamadığımız şeyler hayatı zorlaştırır. İçinden edebiyatın, tarihin, dinin, hatıranın ve şarkıların geçtiği bu programa iyi yazdığını düşünen yazarlar da, yazmayı hiç denememiş okurlar da sadece okur olarak davetli, çünkü iyi okur, kötü yazardan çok daha iyidir!”

Programın ana ekseni yazarlık öğretmek değil; çünkü Caymaz, Nabokov’un derslerinden mülhem, edebiyat yeteneğinin doğuştan olduğunu, öğretilebileceğini düşünmeyenlerden. Peki, dört hafta süren bu programda ne yapılacak? Harflerin tarihinden başlayıp kelimenin macerasına; cümlenin ne olduğundan girip edebi cümleye; dilin kullanımından, bazı temel edebi metinlere dek büyük bir seyahate çıkılacak. Bunun dışında, her ders sonunda, katılımcılar için seçilmiş özel metinlerin bir sonraki derse kadar okunması istenecek. Metinler arasında; Cemil Meriç’ten Homeros’a, Handke’den Balzac’a, Nâzım’dan Füruzan’a birçok önemli eser bulunuyor.

Caymaz sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yazı, dil, edebiyat kültürü, teknik, üslup, bunlar öğretilebilir; denecek bir şey yok ama içerde ışıyan cevher para karşılığı alınıp satılamaz ne yazık ki… Kaldı ki herkes yazı yazmak zorunda değildir, gerçek edebiyat okurunun çok az olduğunu biliyoruz, iyi edebiyatın sundukları, bu çağın ‘değer’ silsilesi içinde pek parlak sayılmaz; bir ‘başarı öyküsü’ falan anlatmıyorsanız tabii. Çünkü iyi edebiyat, sizin başarınızın, bir başkasının başarısızlığı olduğunu da öğretir. Kelimeleri, cümleleri, harfleri, romanları, şiirleri, hikâyeleri, yazarları, tarihi, dini, şarkıları, masaya yatıracağız. Elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce, katılımcı dostlarla birlikte ‘okumayı’ yeniden öğreneceğiz.”

Atölyenin tanıtım sayfasında Borges’in sözleri var:

“Okumak yazmaktan öte bir iştir, daha uysal, daha uygar, daha entelektüeldir…”

Yaratıcı Okurluk yeni sınıfının mevcudu dolmak üzere!

 

(T24)

Leave a Reply

Your email address will not be published.